Bir asansör düşünün. Işıkları sönmüş, kabini havada asılı kalmış. Ne yukarı çıkıyor, ne aşağı iniyor. İçinde altı insan var... Ama her biri bir ruh hali, bir vicdan katı aslında.
Biraz hiçbiri. Bu film, insanın kendi içindeki dar alana sıkışmasını anlatıyor. Belki bir vicdanın, belki bir rüyanın, belki de Allah’ın insana sessizce seslendiği bir anın içinden geçiyor.
Asansör durduğunda, herkes kendi geçmişiyle, korkusuyla ve günahıyla yüzleşmek zorunda kalıyor. Kimse suçsuz değil ama herkes haklı. Çünkü herkes kendi cehennemini taşıyor yanında. ‘Efsunlu Amca’nın aynı isimli şarkısı film boyunca yankılanıyor.
Bir ağıt gibi değil, bir zikir gibi. Her nota, bir iç hesaplaşmanın yankısı. Filmde karakterler konuşmuyor belki, ama şarkı onların yerine konuşuyor. “Bu asansör göğe mi çıkar, yere mi iner, kim bilebilir?” diyor “Efsunlu Amca”. Ve seyirciye soruyor: “Senin asansörün hangi yönde?”
Alper Murat Kirpik’in kaleminden çıkan bu senaryo, tiyatral dokusu ve felsefi diliyle klasik kısa film anlayışını ters yüz ediyor.
Bir yandan Kafka’yı, Beckett’i hatırlatıyor; bir yandan Mevlana’nın, Yunus’un, Hallac-ı Mansur’un iç sesini taşıyor. Modern bir masal, absürd bir dua, ironik bir zikir adeta. "Asansör"de konu, kim haklı kim haksız meselesi değil. Herkes kendince haklı, herkes kendi doğrusu içinde yanılıyor.
Film, seyirciyi taraf seçmeye değil, kendine bakmaya çağırıyor. Çünkü her birimiz, bir an durduğumuzda, kendi iç asansörümüzdeyiz aslında. Kimi kalbinden iner, kimi nefsinden, kimi affedemediğinden. Kimse o kadar yükseğe çıkamaz ki kendi gölgesini geride bıraksın. Projede hiçbir ticari kaygı yok.
Ne sponsorluk, ne bütçe.
Sadece saf bir sanat arzusu.
Bir hikayenin görünür olmak istemesi.
Bir şarkının, sahneye dönüşme isteği.
Alper Murat Kirpik şöyle diyor: "Ben bu filmi yazmadım, bu film beni yazdı. Asansör sadece bir mekan değil; insanın, vicdanıyla Allah arasında kaldığı o anda açılan bir aralıktır. Ben sadece o aralığı tarif ettim."
Efsunlu Amca ise şarkıyı anlatırken şöyle söylüyor: “Bu şarkı, kalbiyle konuşanların şarkısı. Yükselmek isteyen ama nereye gittiğini bilmeyenlerin duası. Belki Allah, o an o kabinde birini dinlemek istedi.”
Film; tiyatrodan, şiirden, tasavvuftan, karanlıktan ve umuttan besleniyor. Edebi anlamda zengin, görsel anlamda sade. Bir anlamda ‘tek mekanda geçen ama bin aynaya bakan’ bir kısa film. Şimdi tek bir eksik var: Bir yönetmen. Ruhun sinemasını çekmeye cesaret edecek, kamerayı vicdana çevirecek bir yönetmen.
Yani, ışığı karanlıkta arayacak bir yürek. Belki bu film yüzlerce ödül alır, belki hiçbir yerde gösterilmez. Ama kesin olan bir şey var: “Asansör” bir gün çekilirse, seyreden herkes kendi içinden bir ses duyacak. Ve o ses diyecek ki: “Bu asansör bozulmadı, sadece seni durdurdu.”Alper Murat Kirpik Kimdir?
Alper Murat Kirpik, 1994 yılında Hatay’ın kadim topraklarında, Antakya’nın dar sokaklarında dünyaya gözlerini açtı. Baba tarafından Kahramanmaraş’a kökü uzanan Kirpik’in ruhu ise henüz adını koyamadığı bir arayışa dayalıdır. Yaşam, onun için bir öğretici, bir deneme sahnesi ve bir sonsuzluk tarlası oldu; okullardan geçtiği yollar, öğrendiği derslerden çok, ruhunda açan sorularla doluydu. Kilis 7 Aralık ve Muş Alparslan üniversitelerinde Okul Öncesi Öğretmenliği’ni bitirirken, hayatın öğretmenliğini her zaman kendisinin yaptığını fark etti; çocuklar kadar saf, ama sorular kadar derin bir ruhla.
Medya ile tanışması, Vine’ın kısa anlarında, Instagram’ın geçici ışıklarında ve YouTube’un sonsuz göklerinde ruhunu yansıtan bir serüvendi. Döküntü Net’in ilk tohumlarını ekerken, kaybolmuş kelimeleri ve sesleri topladı; 20’den fazla yazar, amatör şair ve gezgin kalem bu ritüel alanında buluştu. Arka planda Radyo Döküntü, kaybolmuş melodilerin yankısını sürdürüyordu. Fakat her şey gibi bu da sona erdi; maddi engeller ve içsel dönüşüm isteği, Kirpik’i eski dünyayı geride bırakmaya zorladı.
2025 yılına geldiğinde, geçmişin külleri arasında Ferdöyıhayöl doğdu. Bu, bir platform değil, bir deneyimdi; kaybolmuş bilgilerin yeniden doğuşu değil, ruhun kendi ışığını bulmasına dair bir keşifti. Çünkü her arayış, her düş ve her eksiklik aslında insanın içindeydi; ona ulaşmayı bilmek gerekiyordu. Bu yolculuğa çıkan herkes, kendi içindeki labirentte kaybolacak, bazen korkacak, bazen kendini bulacak, ama sonunda kendi gerçeğini seçecekti.
Kirpik’in sanatsal yolculuğu yalnızca yazı ve medya ile sınırlı kalmadı; yaratıcı drama ve tiyatro onun için yaşamın en canlı alanları oldu. Sahne, onun için hem bir deney laboratuvarı hem de insan ruhunun aynasıydı. ‘Deniz Anadolu Diyarında’dan ‘Gizemli Çocuk Sandığı’na, ‘Ormandaki İz’den ‘Kırmızı Başlıklı Kurt’a kadar yazdığı tiyatro senaryoları, hem toplumsal hem bireysel hikayeleri keşfettiği birer araç oldu. Bu eserlerdeki karakterler, yalnızca hikayenin değil, insanın kendi içsel yolculuğunun yansımalarıydı.
Radyo Esko FM’de Murat Can Baysal ile birlikte yaptığı programlar, sadece frekansta değil, düşüncelerde ve ruhlarda da yankı buldu. Kaybedenler Kulübü’nden esinlenen sohbetler, postmodern denemeler ve akustik performanslar, dinleyeni kısa süreliğine de olsa gerçek bir yolculuğa çıkardı.
Yazarlık, onun için bir nefes, bir haykırış ve bazen de bir fısıltı oldu. ‘Kısa Çocuk Hikayeleri’ ve ‘Saray Caddesi’ ile çocuklara sadece masal anlatmadı; onlara kendi güçlerini hatırlatmayı amaçladı. Hikayeleri, geleneksel prenses ve prens klişelerinin ötesine geçerek, bireyin kendi mucizesini keşfetmesine rehberlik etti.
Sinema alanında ise ‘Dengbej’den ‘Çiğ Köfte Sorunu’na kadar her kısa filmi bir deney, bir şiir ve bazen de hayatın gizemli bir laneti olarak ortaya çıktı. Her kare, her ses ve her durak bir soruydu: "İnsan gerçekten kimdir ve neyi arıyor?"
Kirpik’in düşünce dünyasında İslam felsefesi derin izler bırakmıştır. Tasavvufi kavramlar, insanın içsel yolculuğu ve evrenin sırları, eserlerinin temel taşlarını oluşturur. Bunun yanında Ai destekli Efsunlu Amca projesiyle modern teknolojiyi, geleneksel hikayelerle birleştirerek insanlara yeni bir düşünce ve yaratıcı deneyim alanı sundu.
Alper Murat Kirpik, bir yazar, bir öğretmen, bir radyo sesi, bir film sahnesi, bir tiyatro yazarı, bir platformun kurucusu ve kaybolmuş kelimelerin peşinde bir yolcudur. Evli ve bir çocuk babası olarak, yaşamın sorumlulukları ve aşkın derinliği arasında denge kurmaya çalışırken, her adımını bilinmeyene doğru atar. Onun yolculuğu, aynı zamanda ilahi sır sahibi olma arayışının kesintisiz bir yansımasıdır.
Ve işte, bu satırlar, onun hayatının sadece bir portresi değil; aynı zamanda okuyucuya yapılan bir davettir. Her düş, her hatıra, her eksiklik ve her aşk, onu kendine ve evrene bağlayan gizemli öykünün bir parçasıdır.
Senaryo: ferdayihayal.com/2025/04/12/asansor/
Asansör Şarkı: youtu.be/cl_glvaR64?si=U2GYDUdeUrsleox
İşte “Asansör” şarkısının Audio videosu:
Nakarat Râbia el-Adeviyye Hazretleri’nin duasıdır. Allah sıırını takdis etsin.
DUA: “Allah’ım, efendim, dünyada olan nasibimi kâfirlere verdim, âhirete ait olan nasibimi günahkâr müminlere verdim. Dünyadan ancak zikrini istiyorum; âhirette de ancak cemâlini arzuluyorum. Allah’ım, belâlar içinde değilim, belâlardan da şikâyetçi değilim. Arzum Senden ne kudret helvası ne de bıldırcın etidir. Eğer bana dünyayı da âhireti de bağışlasan, ben bunlardan razı olmam. Ancak Mevlâmın cemâlini görmek isterim.”
Associated Performers: Alper Murat Kirpik & AI
Şarkı senaryodan çevrilmiştir.
AI Production · Alper Murat Kirpik · AI Collaboration
Ferdâyıhayâl Web Sitesi tarafından YouTube’a sağlanmıştır
Production & Video Edit: ECK Yapım
Mix, Editing & Mastering: ECK Yapım
Kaynak: Basın bülteni - Haber: www.turkpopmuzik.net - 27.10.2025
Kolombiyalı şarkıcı Shakira, 10 Ağustos’taki 7,4 büyüklüğündeki depremde hasar gören Choco Teknoloji Üniversitesi’nin yeniden inşasına ve bölgede 10 yeni okul yapılmasına öncülük edeceğini açıkladı.
(DEVAMI...)
Türk pop müziğinin başarılı yorumcu, söz yazarı ve bestecilerinden Mert Demir, Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda hafızalardan silinmeyecek bir konsere imza attı.
(DEVAMI...)
Ünlü şarkıcı, söz yazarı ve çok yönlü müzisyen Maiah Wynne, bu yılın başlarında Kscope ile anlaşmasının ve ’Breathe’ adlı single’ının yayınlanmasının ardından, bugün 25 Eylül'de yayınlanacak olan yeni stüdyo albümü ‘Into The Waves’i ve yepyeni single’ı ‘See The Water’ı duyurdu.
(DEVAMI...)
Türk müziğinin sevilen isimi Berkay ile eşi Özlem Ada Şahin, üçüncü çocuklarını kucaklarına aldı. Maslak Acıbadem Hastanesi’nde dünyaya gelen minik kızlarına Mihre adı verildi.
(DEVAMI...)
Eskişehir’in simgesi Porsuk Nehri, 2–6 Eylül 2026 tarihleri arasında beş gün sürecek bir uluslararası kültür-sanat buluşmasının merkezine yerleşiyor. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından “2026 Eskişehir Yılı” kapsamında bu yıl ilk kez düzenlenen ETİ’nin ana sponsorluğunu üstlendiği Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali, kentin Kurtuluş Günü olan 2 Eylül’de başlayacak ve 6 Eylül’de gerçekleşecek görkemli konserle sona erecek.
(DEVAMI...)
Kanada’nın çocuklar ve aileler tarafından en sevilen müzisyenlerinden biri olan Chris McKhool, yeni single’ı “Animal Samba” ile genç dinleyicileri alkışlamaya, dolaşmaya, uçmaya ve suya dalmaya davet ediyor. Şarkı, 6 Kasım’da çıkacak olan “Global Dance Party!” albümünün ilk örneği. 2025’te yayınladığı “Little Leaf” albümüyle JUNO adaylığı kazanan McKhool, otuz yıldır çocukları hareket ettiren ve doğa dünyasına dair gerçek bir merak uyandıran neşeli ve kapsayıcı müzikler yaratma misyonunu sürdürüyor.
(DEVAMI...)1
Not: Audio Video Haberin Detayında! İzlemek için DEVAMI...'na TIKLAYINIZ!
Simge, çiçek detaylı dantel kostümüyle sahneye çıkarak yine tüm dikkatleri üzerine çekti. Ünlü şarkıcının cesur tarzı sosyal medyada da gündem oldu.
(DEVAMI...)
Dijital Pop, Soul ve R&B Sanatçısı Nico Francker, önce şarkılar üzerine kurulan, büyüyen bir kataloğu inşa ediyor. “Where We Begin” albümünün yayınlanmasıyla Nico Francker, basit bir fikirden yola çıkarak geliştirdiği bir çalışmayı sürdürüyor.
(DEVAMI...)1
Not: Audio Video Haberin Detayında! İzlemek için DEVAMI...'na TIKLAYINIZ!
Şükran duygusundan doğan “Yeniden”, On Air Music Co. etiketiyle yayımlandı. Besteci, yazar, eğitmen ve akademisyen İdil Güney Şimşek’in bestelediği “Yeniden”in düzenlemesini Turhan Yükseler üstlendi.
(DEVAMI...)1
Not: Audio Video Haberin Detayında! İzlemek için DEVAMI...'na TIKLAYINIZ!
Müzik kariyerine Üsküdar Musiki Cemiyeti’nde başlayan Mustafa Kılıç, kariyerinin ilk EP’si “Susarak Gidiyorum” ile dinleyici karşısına çıktı. Kılıç, kendi besteleriyle de müzik dünyasında iddialı bir yolculuğa hazırlanıyor.
(DEVAMI...)1
Not: Video Klip Haberin Detayında! İzlemek için DEVAMI...'na TIKLAYINIZ!
Anıl Kaplanoğlu’nun yeni şarkısı “Takvimler Kanar Mı”, bir Reels videosunun hatırlattığı çocukluk sabahlarından ve kayıplardan doğdu. Parçaya ilham veren içerik, sanatçının arkadaşı Oktay Yeni’ye ait.
(DEVAMI...)1
Not: Audio Video Haberin Detayında! İzlemek için DEVAMI...'na TIKLAYINIZ!
Müzik yolculuğuna 10 yaşında adım atan, Türkiye dereceleri ve konservatuvar eğitimiyle yeteneğini akademik bir zemine taşıyan Mert Emre Yıldız, yeni teklisi “Susmadılar” ile dinleyicilerini içsel ve duygusal bir yolculuğa davet ediyor.
(DEVAMI...)1
Not: Video Klip Haberin Detayında! İzlemek için DEVAMI...'na TIKLAYINIZ!
Duygusal anlatımı ve kendine has yorumu ile dinleyicisinin beğenisini kazanan Altar Kafesci, yeni teklisi “Ben Sana Tabiyim” ile müzikseverlerle buluşuyor.
(DEVAMI...)1
Not: Video Klip Haberin Detayında! İzlemek için DEVAMI...'na TIKLAYINIZ!