Yeni albümü “4K” ile müzik listelerine hızlı bir giriş yapmaya hazırlanan Sinan Akçıl, TürkMedya Dijital Magazin Müdürü Yasemin İlan’a çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Şarkıcılık kariyerinin yanı sıra ilerleyen yıllarda siyasete girebileceğinin sinyalini veren Sinan Akçıl,
“Hiçbir zaman ’milletvekili olayım daha da güçleneyim’ demedim. Meclisin Robin Hood’u olabilirim, zenginden alıp fakire verecek kişi. Öyle bir liderlik istiyorum” dedi.
Sinan Akçıl, 5 Aralık’ta yayımlanacak yeni albümüyle müzikseverlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. 4 şarkıdan oluşacak olan albüm, ‘4K... 4 kişi, 4 kader, 4 konu, 4 kahraman’ mottosuyla dikkat çekiyor. Albümde yer alan her şarkı dinleyiciye farklı bir hikâye, duygu ve kahramanı anlatıyor. Sinan Akçıl’a bu albümde Ece Mumay, Ebru Gündeş, Atlas ve Duru eşlik ediyor.
Akçıl bu çalışma için,
“Dördünün de kaderi birbiriyle alakasız. Şarkıların kaderi de birbiriyle alakasız dört konu. Her şarkının ayrı bir konusu var. Dört kahraman da şarkılara itiraf edilen dört kişi...” yorumunu yapıyor.
Kendisiyle ilgili samimi açıklamalarda bulunan ve siyasete girebileceğinin sinyalini veren Sinan Akçıl, hayatına dair merak edilenleri TürkMedya Dijital Magazin Müdürü Yasemin İlan’a anlattı.
- Siyaset yapma fikriniz var. Siyasete girdiğinizde, geçmiş özel yaşantınız sorun olur mu?
“Siyasete girdiğimizde başımızı eğdirecek bir şey yok hayatımızda. Hatta şöyle söyleyeyim, şimdiye kadar hayatıma giren herkes beni, desteklemek zorunda kalır, yeter ki ’filmim çekilmesin’ diye. Hiçbir zaman ’milletvekili olayım daha da güçleneyim, bazı imtiyazlardan yararlanayım, çakarlar olsun’ gibi bir düşüncem olmadı, öyle triplerde değilim. Ben halkın içerisinde onların desteğiyle bugünlere gelmiş, onların sevdiği bir insan olarak devletten; daha çok garibana, fukaraya, fakire dokunabilme gücü almak istiyorum. Vekil olursam tek amacım bu olur. Tırnak içerisinde, ’meclisin Robin Hood’u olabilirim.’ Zenginden alıp fakire verecek kişi. Öyle bir liderlik olabilir.”
“Kültür elçiliği gibi bir yetki verilirse...”
“Onu yapamam, sonuçta masa başı bir iş. O beni çok kesmez, mutlu etmez. Karar verme yetkisinin daha yüksek olduğu bir makam gerekir. Bakanlık düşünmüyorum ama öyle bir yetki olmalı ki; Opera ve Bale Müdürü olarak veya Tiyatro Genel Müdürü olarak istediğim halka, nasıl yardımcı olabilirim? İnsanların hayatlarını nasıl daha iyi bir hale getirebilirim? Sadece onlara sosyal bir mutluluk sağlayabilirim ama ben, daha başka tarzda yetkiler istiyorum.”
- Nasıl yetkiler peki?
“Söylemek istediğim; illa müziğin veya sanatın bağlantısı olması gerekmiyor. Ben zaten konser veriyorum ve 50 bin, 100 bin kişi dinlemeye geliyor. Bazıları ‘ücretsiz’ diye laf etse de, ücretsiz konser rekorunu da biz kırıyoruz. Ücretsiz konser yapsınlar da görelim. 150 bin kişi geliyor mu konserlerine? Eğer siyasete girdiğimde konser yapmayacaksam, bunun bir anlamı yok. Mitinglerde önce bizi çıkartırlar ki insan toplansın diye. Bunlar paralel gidebilir. Belki de böyle bir şeye hiç kalkışmayız. O da belirlediğimiz bir yol değil, sadece fikir olarak söylüyorum.”
.........
Kaynak:
www.gunes.com / www.msn.com - 01.12.2025