Özellikle şarkıyı iliklerine kadar hissettiği ve hissettirdiği canlı performanslarıyla tanınan Ertem, perde arkasında agorafobiyle yıllar süren mücadelesini içtenlikle anlatıyor: “Yıllarca defalarca sahneden indim. Solo kariyerimde de birçok canlı yayında fenalaştım. Yani böyle binlerce kişinin karşısına ayda 10 kere çıkacak bir insan olmak hayaldi benim için. Bunun için çok terapiye gittim. Bu hastalığı yaşamış insanlar hep dediler, gerçekten öyleymiş: Yaş aldıkça, bir şeyler yaşadıkça, mücadele kazanılabiliyor. Son yedi-sekiz senedir sahnede çok rahatım, çok uzun yıllar bunun mücadelesini verdim.” Röportajın tamamı, Milliyet Sanat’ın Ağustos 2026 sayısında!
“Yalnızlık muhteşem bir şeymiş, bayılıyorum yalnızlığıma”
Pek fazla aşk şarkısı yazmadığını söyleyen Ceylan Ertem bunun sebebini şu sözlerle açıklıyor: “Aşkı yaşıyorum galiba o anda. Eskiden çok aşk acısı çekiyordum. O zaman çocuksun ve dünyayı ondan ibaret zannediyorsun. Hem o adamdan ibaret zannediyorsun hem aşktan ibaret. Ama hiç öyle olmadığını tabii ki anladım ve özellikle 38 yaşımdan sonra yalnızlığın ne kadar muhteşem bir şey olduğunu keşfettim. Yalnız tatile gitmek, yalnız yaşamak muhteşem bir şeymiş, bayılıyorum yalnızlığıma. O nedenle böyle yalnızlığı kutlayan falan bir insan hâline geldim. Belki öyle şarkılar yazarım.”
“Doğaya yakın olmak, bol kahkaha, iyimserlik, çalışkan olmak insanı genç tutuyor”
Sıkça Sezen Aksu’ya ve Frida’ya benzetilen başarılı müzisyen “Böyle çok güzel kadınlara benzetilmek ne kadar güzel,” diyor ve ekliyor: “Ama ‘Bir şey mi yaptırdın?’ diyenler var, hiçbir şey yok suratımda. Tabii ki genetik bir durum var ama çok makyaj yapmamak, hayvanlar üzerinde test edilmemiş, vegan yağlar sürmek galiba iyi oluyor. Ne kadar az kimyasal, o kadar iyi. 25 yıldır et yemiyorum, doğaya yakın olmak, bol kahkaha, iyimserlik, çalışkan olmak, bunlar insanı genç tutuyor.”
“20’li yaşlardaki Ceylan daha çok bilmiş biriydi”
Zaman zaman kendi söz ve müziğini çok eleştirdiğini söyleyen Ertem “Çünkü 20’li yaşlardaki Ceylan daha çok bilmiş biriydi. Şimdi ‘O kadar sert olmaya gerek var mıydı Ceylan’cığım?’ diyen bir Ceylan Ablası var onun,” diyor.
“Edip Cansever yaşasaydı kapısında yatardım”
En karanlık zamanlarında, kaybolmuş hissettiğinde elinden tutmuş, “Beni ne kadar iyi anlıyor,” dediği isimlerle şimdi birlikte üreten ve sahne alan Ceylan Ertem “Yollarımız kesişirse tamam dedim ve bir gün gerçekten onlar aradı. Hâlâ da var tanışmadığım bir sürü isim ama mesela Edip Cansever yaşasaydı muhtemelen kapısında yatardım. Ya da Onno Tunç.” sözleriyle devam ediyor.
Asu Maro’nun Ceylan Ertem ile gerçekleştirdiği röportajın tamamı Milliyet Sanat’ın Ağustos 2026 sayısında… Kitabevlerinde, marketlerde, Getir’de, Trendyol’da, dergikapinda.com’da, shopier.com’da ve dijital uygulamalarda okurlarını bekleyen Milliyet Sanat ayrıca, dergiyi 0850 224 02 22 numaralı çağrı merkezini arayarak satın alan okurların kapısına kadar götürüyor.
Haber: www.turkpopmuzik.net - 12.08.2026