Arzu Ece (gerçek adı soyadı Arzu Özkaraman), 22 Eylül 1963’ta İstanbul’da doğdu. Annesi Nurhayat Özkaraman bir radyo sanatçısı, ağabeyi Yıldırım Özkaraman ise gitaristtir. Okul hayatı, lise 1. sınıftan ayrılmasıyla son buldu.
Bir yıla yakın bir süre, Derya Gazinosu’nda dans müziği solisti olarak çalıştı. İlerdeki müzik yaşamı için tecrübe edinmeyi amaçlıyordu. Baha Boduroğlu ile tanışması ve plak yapma olanağını elde etmesi bu sayede oldu.
1976’da “Bir Daha / Sen Yok musun” isimli bu ilk plağından sonra, Cici Kızlar ve Melike Demirağ ile birlikte, Anadolu’nun 15 ilinde konserler verdi.
4 Temmuz 1977 tarihinde yayımlanan Hey dergisinde “Arzu-Aynur ve Birnur Geleceğin Büyük Sesleri Olacaklar” başlıklı bir haber vardır. Arzu’nun plaklarını bilenler, haberde bahsi geçen Arzu’nun o Arzu olduğunu hemen fark ederler.
Habere göre Levent ve Behiç Altındağ Orkestrası, solist olarak bünyesine kattığı bu üç genç kıza ayrı ayrı plak yapmak niyetindedir. Hatta haberin içeriğinde Eylül ayında Avrupa’dan özel olarak getirtecekleri yeni enstrümanlarla Arzu’ya iddialı bir plak yapacaklarından da bahsedilmektedir. Bu ekip sahiden de bir süre birlikte çalışır ancak hiçbir zaman böyle bir plak yayımlanmaz.
1977 yılının son aylarında TRT yönetimi Eurovision Şarkı Yarışmasına ikinci kez katılmak üzere hazırlıklara başlar. 1975’de yaşanan hezimet sonrasında 1976 ve 1977 yıllarında yarışmadan uzak kalan
Türkiye 1978’de tekrar Eurovision
sahnesinde boy gösterecektir. Yarışmaya gönderilen eserler jüri tarafından ön elemeye tabi tutulur ve ulusal finalde yarışmak üzere 12 şarkı seçilir.
Finale kalan ekiplerden birinde Arzu da vardır. Sözleri Mehmet Teoman’a, bestesi Cahit Oben’e ait “Dosta Mektup” adlı şarkıyı yarı finalde Cahit Oben, üç kişilik vokal grubu eşliğinde seslendirecektir ve o üç vokalistten biri de Arzu’dur.
Ne var ki yarı finalde şarkı sayısı on ikiden beşe indirilir ve elenen şarkılar arasında Cahit Oben’in şarkısı da vardır. Ancak şans kapıyı çalmıştır bir kere. Finale kalan beş şarkıdan biri Levent ve Behiç Altındağ’ın ortak bestesi olan “Yaşamana Bak”tır. Şarkıyı Serpil Barlas seslendirmekte, ona da Altındağ kardeşler ve iki de vokalistten oluşan dört kişilik Grup 2. Baskı eşlik etmektedir. Altındağ kardeşler, vokal yaptığı şarkı elenince Arzu’yu kendi ekiplerine transfer ederler ve Arzu bir anda kendini Türkiye elemeleri finalinde bulur.
1979 yılı Türkiye elemelerinde ise Arzu’nun adı şöyle bir gelir geçer. O seneki yarı finale 14 şarkı kalmıştır. Levent Altındağ’ın bestesi olan “Burçlar” adlı şarkıda Altındağ’a Serap Tezcan ve Füsun Altındağ eşlik etmektedir. Ne var ki finale kalan şarkıların çekimlerinin yapılacağı gün yarışmadan çekilen Serap Tezcan’ın yerine Levent Altındağ yanında Arzu’yu götürür. Ancak TRT yetkilileri çekimlerde “playback” yapılacağı ve şarkının “playback”inde Serap Tezcan’ın sesi olduğu için çekime Arzu’nun katılmasına izin vermezler. Böylece Arzu için o sene Eurovision macerası başlamadan biter.
Sonrasında gazinolarda sahneye çıkmaya başlar Arzu. Ancak o günlerde sahneye çıkmak için kanuni yaş sınırı olan 21’i henüz bulmadığı için her polis kontrolünde sahneden indirilir. Bu dönemde o günlerin anlayışında pek de artistik kabul edilmeyen ve bu yüzden başından beri zaten kullanmadığı Özkaraman’ı bir kenara bırakıp Ece soyadını kullanmaya başlar.
Gazino ve gece kulüplerinde sahneye çıktığı o dönemde yeni bir plak çalışması yapmaz. Şarkı söylemeyi sevmektedir, müziğe âşıktır ve şöhret onun için hiçbir zaman birinci planda olmamıştır. Onunla aynı günlerde yola çıkanların büyük kısmı ülke çapında popüler hale gelmişken, o ağır ve emin adımlarla ilerlemeye devam etmektedir.
Sevilen bir solisttir. Üstün şarkıcılık tekniği ve eşi az bulunur ses rengi nedeniyle usta müzisyenler onunla çalışmayı tercih ederler. İstanbul Gelişim gibi, Lokomotif gibi önemli orkestralarla çalışması boşuna değildir.
1980 yılında iki de Yeşilçam filminde oynar Arzu Ece. Yönetmen Remzi Jöntürk, bir akrabasının evine gidip gelirken gördüğü Arzu’yu ikna etmiş, Arzu da kendi deyimiyle “eğlencesine” oyunculuğu denemeye karar vermiştir. Başrollerinde İbrahim Tatlıses ve Perihan savaş’ın oynadığı “Çile” ve Oya Aydoğan’la Mahmut Cevher’in başrollerini paylaştığı “Çile Tarlası” adlı bu iki filmde Arzu’nun rolleri o kadar küçüktür ki filmlerin afişlerinde adı bile yazmaz. Zaten onun da oyunculuk hevesi yoktur. Nitekim bu iki film dışında bir daha oyunculuğu denemez.
1985 yılında herkesi şaşırtan bir albüm çıkar piyasaya. Arabesk müziğin çok popüler olduğu günlerdir. Pop müzik plakları eskisi gibi satılmamakta, TRT denetimi, müzisyen ve şarkıcılara zor günler yaşatmaktadır. Gazino ve gece kulüplerinde kaliteli izleyici ve dinleyici, yerini başka bir kitleye bırakmıştır ve artık sesin, müziğin yerini çıplaklık, masa sahibi olmak gibi farklı kriterler almıştır. Böylesi sıkıntılı bir dönemde Arzu Ece kendisine gelen teklifi değerlendirmiş ve tamamen arabesk şarkılardan oluşan bir albüm kaydetmiştir.
“Beni Sen Çağırdın” adı verilmiş bu albüm, Selami Şahin’in sahibi olduğu Lider Plak etiketiyle sadece kaset formatında piyasaya sürülür. Albümün müzik direktörü Cengiz Coşkuner’dir. Arzu bu albümdeki şarkıları tam da kendisinden istendiği gibi, tipik bir arabesk şarkıcısı üslubuyla okur ama şarkıları sevmediği, söylerken samimi olmadığı çok bellidir. Adeta bir arabesk şarkıcısı tiplemesi yapmış ve gayet de başarılı olmuştur. Ne var ki albüm çok fazla ses getirmeyecek, duyulmayacak ve popüler müzik tarihinin arşivinde unutulup gidecektir.
1986 yılında Arzu Ece’nin adını bu defa o yıl ilk kez düzenlenecek olan
Kuşadası Altın Güvercin Şarkı Yarışması
sayesinde duyarız. Yarışmada finale kalan on beş şarkıdan biri olan, sözleri Nezih Topuzlu’ya, bestesi Buğra Uğur’a ait “Sevgin Yeter Bana” adlı şarkıyı Arzu Ece, Halis Bütünley’le birlikte seslendirecektir.
Arzu Ece ve Halis Bütünley ikilisi Kuşadası Stadyumunda yapılan finalde şarkılarını halk huzurunda, orkestra eşliğinde canlı olarak seslendirir ve jürinin oylarıyla geceyi üçüncülükle bitirir, bronz güvercin ödülünü kazanırlar.
Seksenlerin ikinci yarısında tekrar yükselişe geçecek popüler müziğin tetikleyicilerinden biri de bu yarışma olur. Ülkenin hemen her tatil beldesinde bir festivalin düzenlendiği o yıllarda Kuşadası Festivali bu yarışmayla anılır ve hem halktan, hem de basından büyük ilgi görür.
Yarışma daha sonra TRT televizyonu tarafından da banttan yayınlanır. TRT, finalist şarkıcılara Kuşadası’nın doğal ve tarihi güzellikleri içerisinde o günün tekniğiyle klipler çeker ve bu görüntüler final gecesi görüntüleriyle harmanlanıp ekrana getirilir. Böylece Arzu Ece ismi, daha önce duymayanlar tarafından duyulup, bilinir hale gelecek ve şöhret yıllar sonra asıl şimdi kapısını çalacaktır.
Ne var ki Arzu, o günlerde İsveç’te yaşayan ağabeyinin rahatsızlanması nedeniyle bir süre yurt dışına çıkmak zorunda kalır ve yarışmada yakaladığı şansı yeterince değerlendiremez.
1986 yılının Ekim ayında bu defa Antalya’da 1. Akdeniz Şarkı Yarışması düzenlenir. Bu, Akdeniz ülkelerinin katıldığı uluslararası bir yarışmadır ve Türkiye’yi temsil etmek üzere Kayahan’ın “Geceler” adlı bestesiyle Nilüfer seçilmiştir. İstanbul’da katılımcılar arasından eser sayısı 12’ye indirilmiş, sonra birinci seçilmiştir. Ancak yarışmanın organizatörleri bir enteresanlık yapıp diğer 11 finalisti de Antalya’ya davet eder ve yarıştıkları şarkılarını sahnede söylemelerini isterler.
Finalistler arasında Arzu Ece de vardır ve Fatih Erkoç’la birlikte “Akdeniz’de” adını taşıyan bir şarkı seslendirmektedir. Dolayısıyla Arzu Ece ve Fatih Erkoç da yarışma sahnesinde boy gösterirler ama elbette Türkiye’yi temsil eden Nilüfer olur ve hatta Nilüfer geceyi birincilikle kapatır.
80’li yılların ortalarında ilk müzik kariyerine başlayan Arzu Ece’ye Altın Güvercin Yarışması yıllar sonra Eurovision’un kapılarını tekrar açmıştır.
1987 yılında Eurovision Türkiye Elemeleri’nde
finale iki şarkı ile çıkma başarısı göstermiştir ve finalde yarışan on şarkının ikisinde Arzu Ece vardır. O yıl yarışma için beş besteciden birden teklif alan Arzu Ece, sözleri Kayahan Açar, müziği Atilla Özdemiroğlu’na ait “Bir Gün Bize Yetmez” isimli şarkıyı Cihan Okan ile birlikte düet olarak seslendirdi.
Yine aynı finalde sözü ve bestesi Selçuk Başar’a ait olan “Keloğlan” ise Arzu Ece, Rüya Ersavcı, Harun Kolçak ve Fatih Erkoç’tan kurulu Grup FM tarafından seslendirilmektedir. Ne var ki 21 Şubat 1987 gecesi Ankara TRT Arı stüdyosunda gerçekleştirilen bu yarışmada finalde ilk üç dereceye giremez ve kazanan Seyyal Taner ve Grup Lokomotif olur.
Bu arada 1987’de Selami Şahin yapımcı olarak elinde bulunan kullanılmamış kayıtları bir araya getirdiği “Lider’den Yıldız Yağmuru” adında bir seri arabesk şarkı albümü yayımlayacak ve bu serinin 1987 yılında sadece kaset formatında piyasaya çıkan üç ve dördüncü albümlerinde birer Arzu Ece şarkısı da yer alacaktır. Üçüncü albümde yer alan “Hayat Öpücüğü” ve dördüncü albümde yer alan “Hayret Sana Dünya” adlı şarkıların her ikisi de birer Selami Şahin bestesidir ve Arzu Ece’nin albümüne konulmamış iki kayıttır.
1987 yılının yaz aylarında ikinci kez düzenlenen
Kuşadası Altın Güvercin Şarkı Yarışması’nda
Arzu Ece bu defa tek başına yarışacaktır. Sözlerini Fuat Güner’in yazdığı, bestesini Uğur Başar’ın yaptığı “Ara Sıra” adlı şarkı finale kalan 15 şarkı arasındadır.
Yarışmayı Uğur Başar’ın finale kalan diğer bestesi “Yeniden”le Aşkın Nur Yengi ve Harun Kolçak ikilisi kazanır. Henüz kimsenin tanımadığı bu iki gencin yanı sıra o yılın finalinde daha sonra çok popüler olacak Candan Erçetin, Sertab Erener, Ayşegül Aldinç, Seden Gürel, Jale ve Oya&Bora ikilisi de vardır. Arzu Ece onların arasında hem sahne deneyimi, hem de müzik geçmişiyle çok daha kıdemlidir.
Arzu Ece yarışmaların altın çağının yaşandığı o günlerde bestecilerin de gözdesidir artık. Orkestra eşliğinde zorlanmadan canlı şarkı söyleyebilmesi ve müzik ve sahne tecrübesi kadar dikkat çekici fiziğiyle de şarkıları iyi taşıyabilen bir yıldızdır o. Ve bu avantaj yarışmalara katılan besteciler için az şey değildir. Nitekim sadece yurt içinde değil, yurt dışında yapılan festivallerde de yarışmacı olarak yer alır. Kariyeri boyunca Çekoslavakya, Romanya, Şili ve Tayland gibi bir çok ülkede düzenlenen festivallere katılacak, çok sayıda ödül ve mansiyon kazanacaktır.
1988 yılı Eurovision Türkiye finali’nde
16 şarkı yarışmaktadır. Arzu Ece bu defa ülkemizin yetiştirdiği en büyük sunuculardan biri olan Çiğdem Tunç ile birlikte Grup Tema olarak Selçuk Başar’ın bestesini yaptığı, Mazhar Alanson’un sözlerini yazdığı
“Zig Zag”
isimli şarkı ile katıldı. Şarkı hem dönemin popüler “sound”una çok uygundur, hem de bir sarışın bir esmer Barbie bebek görünümde iki genç kadının sahne üzerinde hem dans edip hem şarkı söylüyor olmalarının yarattığı görsellik dikkat çekicidir ancak gecenin sonunda birincilik ipini göğüsleyen Mazhar-Fuat-Özkan üçlüsünün şarkısı “Sufi” olur.
Arzu o günlerde İstanbul Gelişim Orkestrasının solistliğini yapmaktadır. Özellikle caz müziğinde gösterdiği üstün vokal performansı hem izleyenler, hem de müzisyenler tarafından beğeniyle karşılanmaktadır. Bu beğeninin doğal sonucu olarak
Eurovision Şarkı Yarışması 1989 yılı Türkiye elemeleri’nde Arzu Ece adı yine vardır.
Arzu Ece, bestecilerden gelen çok sayıda teklif arasından tercihini Selçuk Başar’dan yana kullanmıştır. Zira Başar’la İstanbul Gelişim’de de birlikte çalışmaktadır. Ne var ki bir taraftan dershanesinde müzik derslerine devam ettiği hocası Timur Selçuk’tan da teklif gelince ona hayır diyemez ve yine iki şarkıyla birden finalde boy gösterir.
Sözü Aysel Gürel, müziği Selçuk Başar'a ait, Ece’ye Sibel Tüzün, Ozan Doğulu, Halil Karaduman ve Ayhan Sayıner'in eşlik ettiği
“Elifin Aldı Beni”
isimli şarkı ile finalde 10.culuk alırken Sarper Semiz, Vedat Sakman ve Arzu Ece ile birlikte oluşturdukları Grup Pan adlı müzik grubuyla, Timur Selçuk’un özellikle bu şarkının gazel kısmını Arzu Ece’nin söylemesini istediği
“Bana Bana”
adlı şarkıyla BİRİNCİ seçilerek 34. Eurovision Şarkı Yarışması’nda bu şarkı ile Türkiye’yi grup olarak temsil ettiler. “Bana Bana” şarkısı 22 ülkenin katıldığı yarışmada 21. oldu. Türkiye, yarışmayı 22 ülke arasında sondan ikinci, yani 21nci sırada bitirdi.
(Eurovision Maceramız, 1989: Grup Pan - Bana Bana)
Arzu Ece, o günlerde Timur Selçuk’la bir takım anlaşmazlıklar yaşar ve Timur Selçuk bu anlaşmazlıklar yüzünden şarkının yıllar sonra kendi albümüne koyduğu versiyonunda Arzu Ece’nin sesini çıkartır. Ancak şarkıcı ve hocasının bu anlaşmazlığı yıllar içerisinde tatlıya bağlanacak ve kırgınlıklar unutulacaktır.
Arzu Ece, daha çocuk denecek yaşlarda ilk kez vokalist olarak katıldığı yarışmada nihayet Türkiye’yi temsil etmiş, o zamanlar hayal bile edemediği şey gerçek olmuştur. Bunun tadını çıkarır ve 1990 yılında yarışmadan uzak kalmayı tercih eder. Ancak besteciler yine peşini bırakmaz ve 1991 yılında
Eurovision Türkiye Elemeleri’nde
onu bu defa Gür Akad’la birlikte görürüz yarışma sahnesinde.
“Sessiz Geceler”
adını taşıyan şarkı yine bir Uğur Başar bestesidir, sözler ise Aysel Gürel tarafından yazılmıştır.
Birinciliği sadece sekiz puan farkla İzel, Reyhan ve Can’a kaptırarak ikincilik aldılar.
1994 yılının Eylül ayında Arzu Ece’nin ikinci albümü “Sebebi Yok” yayımlanır. Aslında belki buna ilk albüm demek daha doğru olur. Çünkü arabesk şarkılardan oluşan ilk albümü neredeyse hiç duyulmamış, zaten Arzu Ece de o albümü isteyerek yapmamıştır. Ancak bu defa durum farklıdır. Çünkü bu albümde bir süredir yapmakta olduğu bestelerini bir araya getirmiştir ve onu tanıyanların karşısına ilk kez kendi şarkılarıyla çıkmaktadır.
Türküola etiketiyle yayımlanan bu albümde söz ve müziği Arzu Ece’ye ait on şarkı bulunmaktadır. Düzenlemeleri ise henüz çok genç bir müzisyen olan Tamer Çıray yapmıştır. Çıray’ın o dönemin popüler müzik standartlarının çok üzerinde düzenlemeleri ve Arzu Ece’nin kendine has şarkıları ile sıra dışı bir albümdür bu. Nitekim ilgi de görür ve doksanlarda yetişmekte olan nesil Arzu Ece ismini bu albüm sayesinde daha yakından tanır.
İlk klip, albüme de adını veren “Sebebi Yok” adlı şarkıya çekilir. Tipik bir doksanlar klibidir bu. Hemen ardından “Sen Kendine Dargınsın” adlı şarkıya ikinci klip çekilir ve bu iki klip o günlerde müzik kanallarında sık sık gösterilmekle kalmaz, yeni yeni yaygınlaşmakta olan özel radyolarda da albümün şarkıları epeyce rağbet görür.
1995 yılında ise Arzu Ece bir kez daha
Eurovision
sahnesindedir. O günlerdeki şartname gereği bir önceki yıl belirli bir puana erişemediğimiz için 1994’te katılmaya hak kazanamadığımız yarışmaya Türkiye’de halkın ilgisi artık neredeyse yok gibidir. Yıllar süren başarısız sonuçlar herkesi yıldırmıştır. 10 şarkının yarıştığı ulusal finalde Arzu Ece aslında sadece bir tek şarkıda, yine sözü Aysel Gürel’e ait bir Uğur Başar bestesi olan
“Sevda”
şarkısında bu defa Fatih Erkoç’la düet yapmaktadır. Ancak kader ağlarını örer ve yarışma hiç beklenmedik bir şekilde sonuçlanır.
Sözlerini Çiğdem Talu’nun kızı Zeynep Talu’ya, müziği Melih Kibar’a ait “Sev” adlı şarkı, aslında Ulusal Final öncesi provalarda Finale sadece 3 gün kalaya kadar Yeşim Dönüş Işın tarafından seslendirilmişti. Yeşim Dönüş Işın’ın psikolojik bir sebepten yarışmadan çekilmesi üzerine Melih Kibar’ın ricasıyla şarkıyı devralan Arzu Ece, finalde şarkının tonu kendi ses tonundan farklı olmasına rağmen “Sev” adlı parçasıyı da seslendirerek yarışmaya 2. defa katılmıştır.
Böylece 18 Mart 1995 tarihinde Ankara’da düzenlenen yarışmada Arzu Ece iki performans sergilemiştir. Ulusal Final’de birinci gelen
“Sev”,
Eurovision Şarkı Yarışması’nda 21 puan alarak 16. oldu.
Müziğin yanı sıra kimi zaman hobi, kimi zaman da para kazanma amaçlı işler de yapmaktadır. Çiçekçilik, pastane işletmeciliği, tekne iç ve dış tasarım ve dekorasyonu, antika alım satımı yapar, bir yandan da şarkı yazmaya devam eder. Çocuk yaşında kendini müzik dünyasının içinde bulduğu için okulunu bitirememiş, liseyi bile dışarıdan bitirmek zorunda kalmıştır. İlk fırsatını bulduğunda sınavlara girer ve 30 yaşından sonra üniversitede okur, mezun olur. Hayata dört elle, dört koldan sarılmaya devam etmektedir.
1998 yılında Arzu Ece’nin adı bir kez daha
Altın Güvercin Şarkı Yarışması
ile birlikte anılır. Arzu Ece, bestesini müzisyen Ali Otyam’ın yaptığı, sözlerini kendisinin yazdığı
“Koş Gel”
adlı şarkıyla yine finalist olarak Kuşadası stadyumunda sahnededir.
1999 Haziran’ında aranjör Ali Otyam ile tiyatral bir şov da gerçekleştirerek nikahlandı.
(Kaynak:
Hürriyet
haber) Arzu Ece 1999 yılının Eylül ayında anne olur ve oğlu Aral’ı kucağına alır. Bu yıldan sonra müzik çevresinde pek sık görünmez. Yani çocuğunu büyüttüğü bu dönemde bir süre sahneden uzaklaşsa da, aslında müzikle mesaisi devam eder. Bir yandan şarkılar yazarken bir yandan senaryo ve kitap çalışmaları yapar.
Arzu Ece ve Ali Otyam birlikte yaklaşık on yıla yakın bir süre dizi ve film müzikleri üretirler. Genellikle besteleri Ali Otyam yapar, şarkı sözü ve jenerik müzikleri ve zaman zaman şarkıların seslendirilmeleri Arzu Ece tarafından yapılır. 1999 yılında yayınlanmaya başlayan ve Kanal D ekranlarında üç sezon devam eden, dönemin fenomen televizyon dizilerinden biri olan ‘Yılan Hikâyesi’ bunlardan biridir. “Yılan Hikâyesi Dizi Müzikleri” 2000 yılında albüm olarak yayımlandığında jenerik müziğinin üzerine Arzu Ece söz yazar ve bu şarkıyı albümde seslendirir.
2006 yılında Show TV’de yayınlanan ve başrolünde Gökhan Özen’in oynadığı “Sevda Çiçeği” adlı televizyon dizisinin müziklerinde de Arzu Ece ve Ali Otyam’ın imzası vardır. Arzu Ece bu dizinin başrol oyuncularından Meral Kaplan’ın söylediği şarkıların da dublaj şarkıcılığını yapar.
Albümde şarkının iki farklı versiyonu vardır. Biri orijinal jenerik müziği üzerine Arzu Ece’nin söylediği versiyon, diğeri ise şarkının Arzu Ece’nin tonuna göre yeniden düzenlenmiş halidir.
2007’de Arzu Ece, Ali Otyam’la yollarını ayırdılar. Ali Otyam’dan boşanarak oğluyla birlikte yaşamaya başlar.
2009 Ocak ayında yapılan ‘Rapstar Müzik Yarışması’nda yarışmacı Adem’e sanatçı eğitmenliği (koçluk) yaptı. Yarışmacı Adem ile birlikte
“Anlamazdın”
isimli şarkıyı düet yaparak yorumladı.
2010 yılı gelip çattığında sonra bir gün, ortada hiçbir sebep yokken, sadece arkadaşının ısrarı nedeniyle doktor kontrolüne gider ve hastalığını yani meme kanseri olduğunu öğrenir. İlk tepkisi “Ama şimdi olmaz, benim yapacak çok işim var!” olur. Öyledir çünkü. Hayata tutunmasına, hayatın içinde üreterek, yazarak, çizerek, söyleyerek var olmasına hastalık engel olmamalıdır, olmayacaktır da.
2010 Yılına girildiğinde kansere yakalandığı sıralar Star Ana Haber’e Uğur Dündar’ın konuğu olarak katıldı. Türkiye’yi iki kez Eurovision’da temsil eden Arzu Ece kanser tedavisi görürken yaşadıklarını şarkı yaptı. Hasta yatağında cep telefonuyla klip çekti. Kansere karşı umut dolu savaşında video sitesi YouTube’a yüklediği
“Arzu Ece - Kemo Ağa (İlk Kayıt)”
şarkısıyla tekrar gündeme geldi.
Habertürk’ün haberine göre 1 yıldır kan kanseri tedavisi gören Arzu Ece Otyam, "Kemo Ağa" adını verdiği şarkısına tedavi gördüğü Amerikan Hastanesi’nde cep telefonu ile bir de klip çekti. Arzu Ece klibini Youtube’da yayınladı. Arzu Ece Otyam bu klibiyle kanser hastalarına umut olmak istediğini söyledi.
(Kaynak: Hürriyet - 16 Şubat 2010)
2011 yılında bir yandan Amerika’da tedavi görmekte iken, yıllar sonra yeniden düzenlenmeye başlayan
Kuşadası Altın Güvercin Şarkı Yarışması’na başvurur ve söz ve müziği kendisine ait
“Zaman Tüneli”
adlı şarkısıyla finale kalmayı başarır.
Ne var ki tedavi süreci devam ettiği için şarkıyı Finalde kendisi seslendiremeyeceğinden, durumu yarışma komitesine bildirir ve şarkıyı seslendirmesi için teklif götürülen üç isimden biri olan Meltem Taşkıran teklifi kabul eder.
Arzu Ece Otyam, 25 Haziran 2011’de finali yapılan
19. Kuşadası Festivali ve Altın Güvercin Müzik Yarışması’na
“Zaman Tüneli” isimli eseriyle ilk 10 şarkı içersinde yer aldı. Finalde hastalığı dolayısiyle Amerika’da tedavide olması sebebiyle şarkısını Meltem Taşkıran seslendirdi. Kuşadası’nda gerçekleşen 19.Altın Güvercin Müzik Yarışması’nda 3.lük ödülü Bronz Güvercin ve 5 bin TL’lik para ödülünü “Zaman Tüneli” adlı bestesiyle Arzu Ece Otyam kazandı.
(Yarışma şarkısını izlemek için buraya yıklayınız!)
Arzu Ece halen Florida’da. Geçirdiği tedavi sürecinin sıkıntılarını üzerinden atmış, şimdilerde kendini daha iyi hissediyor. Hem müziğe hem de görsel sanatlara çok yetenekli olduğunu söylediği oğluyla zaman geçiriyor.
“Kemo Ağa”yı 2012’de “single” olarak yayımlamasının da bir amacı var. Bu CD’nin mekanik ve dijital satışlarından sağlanacak gelirin bir kısmını kanserle mücadele edenlere bağışlayacak Arzu Ece. Amerika’da bazı kanser savaş merkezlerinde ve kiliselerde satışa sunulan “single”ın Türkiye’de yayımlanması için de bir firma, bir kaynak, bir sponsor arayışına devam ediyor. Şimdilik şarkılara ulaşabileceğiniz ve dijital ortamda satın alabileceğiniz tek adres bu idi: www.cdbaby.com/cd/eurasiaarzuece
Yavuz Hakan Tok “Eurasia ne diye soracak olursanız, ben sizden önce Arzu Ece’ye sordum. İstanbul’u çağrıştıran bir kelime olması nedeniyle bu ismi adının başına eklediğini, yeni hayatının yeni ismi olarak kabul ettiğini söyledi. Bence yakışmış da.” diyor yazısında.
(Kaynak: Yavuz Hakan Tok’un blogundan alıntı yapılarak derlenmiştir.)
Diskografi: 1976 Bir Daha(Arnajman: Tükçe Söz: [Oktay Yurdatapan])
/
Sen Yok musun(Söz ve Müzik: E.Dalgın [Şanar Yurdatapan])
(Arzu adı altında 45’lik, Hop Plak 308?)
1985 Beni Sen Çağırdın (Arabesk Kaset Albüm, Lider Plakçılık)
1.
Beni Sen Çağırdın 2. Dönülmeyen Yerdesin
3. Başlanan Gönlümü Çözdüremedim
4. Seni Allah Gönderdi
5. Sensiz Yaşamaktansa
6. Kahreden Geceler
7. Kader Arzuhal Değil
8. Gözünde Yaş Olsam
9. Boş Mektup
10.Sakın Unutma
1. Akdeniz Akdeniz Şarkı Yarışması Ekim Akdenizde - Arzu Ece ve Fatih Erkoç
1987 1987 yılı Eurovision Şarkı Yarışması Türkiye Finali Şarkıları:
Bir Dün Bize Yetmez - Arzu Ece & Cihan Okan(Söz: Kayahan Açar, Müzik: Atilla Özdemiroğlu) Keloğlan - Grup FM
- (Grup FM) Arzu Ece, Rüya Ersavcı, Fatih Erkoç & Harun Kolçak
(Söz ve Müzik: Selçuk Başar)
Lider’den Yıldız Yağmuru 3 (Karma Kaset Albüm, Lider Plakçılık, Nisan 1987)
1. Yalan Gözlerin - Bülent Ersoy - 04:08
2. Aşk Bu Değil Mi - Gönül Akkor - 04:00
3. Özlem - Selami Şahin - 04:14
4. Hayat Öpücüğü - Arzu Ece - 07:18 5. Yavaşça Yavaşça - Nejat Alp - 03:07
6. Bencil - İsmail Hazar - 05:02
7. Ağladım Yağmurlarla - Gönül Akkor - 03:52
8. Ah Dünya - Bülent Ersoy - 03:50
9. Yaşamak İstiyorum - Arzu Ece - 06:23 10.Yan Yan Derdine - Selami Şahin - 03:44
Lider’den Yıldız Yağmuru 4 (Karma Kaset Albüm, Lider Plakçılık)
1. Ben Seveli Yıllar Oldu - Ahmet Yüksel
2. Sigaram - Ahmet Yüksel
3. Zalimdi Sevilen- Ali Gümüş
4.
Hayret Sana Dünya - Arzu Ece 5. Bu Sensiz İlk Gecem - Gönül Akkor
6. Ya Sen Git Ya Ben - Gönül Akkor
7. Aynaya Baktım - İsmail Hazar
8. Belki Bir Gün Anlarsın - İsmail Hazar
9. Kahreden Geceler - Nejat Alp
10.Yenildim Gözlerini - Selami Şahin
Kuşadası Festivali / 2.Altın Güvercin Yarışma Şarkıları (Kaset Albüm, Sembol Plak)
Ara Sıra(Söz: Fuat Güner, Müzik: Uğur Başar)
1989 1989 Eurovision Şarkı Yarışması Türkiye Final Yarışması Şarkısı
“Elifin Aldı Beni”
Bana Bana (Grup Pan: Arzu Ece, Hazal Selçuk, Sarper Semiz ve Vedat Sakman, Eurovision şarkısı-Orjinal İsveç Remix 45’lik, İsveç baskısı)
1994 Sebebi Yok (MC,CD Albüm, Türküola, Eylül 1994)
1- Ağıt
2- Allahsız Koca Şehir
3- Bak Yine Gelmedin
4- Kara Gözlüm
5- Miki Tilki
6- Neredeydim
7-
Sebebi Yok 8- Sebebi Yok (Ens.)
9-
Sen Kendine Dargınsın 10-Yine Aynı Yüzler
(Düzenlemeler: Tamer Çıray)
1995 Sev, Love, Aime (MC,CD/TRT)
1- Birgün Yetmez Bize (Cihan Okan ile düet)
2- Bugün Sen Yarın da Bir Başkası
3- Çapkın Çocuk
4-
Elifin Aldı Beni 5- Keloğlan (Rüya Ersavcı-Harun Kolçak-Fatih Erkoç vokalleriyle)
6- Sen Yokmusun Sen (Dün Bugün Yarın Orkestrası eşliğinde)
7-
SEV 8-
Zig Zag
2000 Yılan Hikayesi / Zeyno İle Memoli (Dizi Müzikleri CD/MC Albüm, Yağmur Müzik / EMI - Kent Müzik, Mayıs 2000)
(Ali Otyam & Arzu Ece Otyam) 1. Atlı Karınca
2. Başladığımız Gün
3. Bir Kadehde Memoli İçin
4. Biz Çocukken
5.
Bizim Hikayemiz 6. Düşmanlarımız
7. Memoli´nin Kabusu
8. Yalnızlığım
9.
Yine O Şarkı 10.Zeyno - Memoli
11.Zeyno´nun Kırık Düşleri
2006 Sevda Çiçeği (Televizyon dizisi müzikleri)
(Ali Otyam & Arzu Ece Otyam)