5 Şubat 1956’da Ödemiş’te doğdu. Çamlıca Kız Lisesi’nden mezun olduktan sonra iki yıl Tatbiki Güzel Sanatlar Akademisi’nde iki yıl iç mimarlık eğitimi aldı.
Sanat Dünyasında kendisini ilk sinemalardan tanırız. Çamlıca Kız Lisesi’ndeki kız arkadaşları gizlice Sevda Karaca’nın resimlerini gönderirler Günaydın - Saklambaç Gazetesinin düzenlediği ‘Sinema Güzeli’ yarışmasına. Finale kalanlar açıklanır ve aralarındaki isimlerden bir tanesi ise Sırma Turkar’dır. Çünkü arkadaşları bu takma isimle göndermiştir fotoğrafları. Babasının hışmından korkar önceleri ama annesinin desteği ile finallerde yarışır ve 1971 Türkiye Sinema Güzeli olarak seçilir ama bu sefer gerçek adı ile Hanife Sevda Karaca olarak. Aynı yıl ülkemizi İtalya’da Algero’da temsil eder ve bu sefer de ‘1971 Avrupa Sinema Güzeli’ seçilir. Türkiye’ye döner dönmez ünlü yönetmen Turgut Demirağ film teklifinde bulunur. İlk filmi ‘Üç Kızgın Cengaver’ Cihangir Gaffari ile başrolleri paylaşır. Paylaşır çünkü başrolde üç genç kız vardır. Birisi aynı yarışmada 3.Güzel seçilen Beyza Başar, diğeri de Turgut Demirağ’ın kızı Melike Demirağ (Genelde Melike Demirağ’ın ilk filmi olarak ‘Arkadaş’ bilinir, oysa ilk filmi bu çalışmadır). İkinci filmi sinema yaşantısına çok şey katacak bir film olur. Bu sefer karşısında Yılmaz Güney vardır ve ‘Sahtekâr’ ile iyi bir başlangıç daha yapar.
Bu popüleriteden yararlanıp Müzik Dünyasına da girerek sahneye çıkmaya başladı. Bu 1991 yılında sahneleri bırakmasına kadar sürecektir. Önce gazinocular devreye girer. İlk teklif gazinocular kralı Fahrettin Aslan’dan gelir. Okul yıllarında konserlerde şarkı söylediği için sahne fikri hiç korkutmaz onu. Esin Engin ve Rıza Silahlıpoda ile tanıştırılır ve müzik çalışmaları başlar. En sevdiği caz türü şarkıları söylemektir ama bu tür şarkıları gazino sahnesinde söylemeyeceği için yepyeni şarkılar ezberlemeye başlar. Rıza Silahlıpoda ile olan bu çalışmalar kısa zamanda aşka dönüşür.
1971 sonlarında Bebek Maksim’de Rıza Silahlıpoda ve Ritm 68 eşliğinde sahneye ilk defa çıkar. Ve her zaman sözlerini unuttuğu bir şarkı ilk şarkısı olur “Koşma Koşma Yorulursun...”. Bir süre sonra sesine Ayten Alpman’ın söylediği şarkıların daha iyi uyduğunu farkeder ve repertuarın çoğunluğu Ayten Alpman şarkıları olur.
18 Haziran 1973 tarihinde Rıza Silahlıpoda ile ilk evliliğini yapar. 11 ay gibi kısa süren bir evlilik olur. Bu ‘evlilik-boşanma’da iyi bir reklam olur ve sahne çalışmaları daha da yoğunlaşır. Bu arada Kervan Plak ortaklarında Yaşar Kekeva devamlı olarak plak teklifi getirmektedir ama sahne çalışmalarından bir türlü evet diyemez.
70’li yılların ortalarında Türk sineması seks filmlerinin furyası içindedir. Sevda pek film çeviremez çünkü filmlerinde soyunmamaktadır. Türk sinemasının değerli yönetmenlerinden (?) Osman Seden’in çekeceği ‘Hayret 17’ filminde oynamakta sakınca görmez. Bülent Kayabaş ile başrolleri paylaştığı bu filme eklenen bir çok sahne ile seks filmi olarak piyasa çıkarılır. Sevda Karaca’nın yapabileceği hiçbir şey yoktur. Korkar mahkemeye gitmekten çünkü sinema dünyasını karşısına almaya korkar. “En büyük hatam” dediği bir filmi de bu olur.
Bu arada Yaşar Kekeva’nın ısrarlı teklifleri devam etmektedir. Ve nihayet plak yapmaya karar verir. Fikret Şeneş ile tanıştırılır. “Verdiğin Söz Bu muydu / Ayrılan Yollar” ile plak dünyasına girdiğinde takvimler Mayıs 1977’yi göstemekteydi. Siyah-beyaz ekranlarda görünmeye başlar “Selam ben geldim yine...” diyerek. Fikret Şeneş o yıllarda Ajda Pekkan’a yazdığı güzel sözler gibi bir şarkı yazdığından insanlar ister istemez “acaba Ajda Pekkan’ı mı taklit ediyor?” dedi. Oysa bu laflar yalnızca şarkı sözlerinden yansıyan hisler olarak kaldı.
Hey Dergisi’nin okurlarına göre Sevda Karaca, ‘1977’nın Ümit Veren Kadın Şarkıcıları’ sıralamasında 10.978 oy alarak Bilgen’den sonra ikinci sırayı aldı. Onun ardından da üçüncü sırada Işıl German yer alıyordu.
Çok geçmeden ikinci plak gelir. Bu sefer Türk popunun diğer başarılı söz yazarlarından Ülkü Aker vardır Sevda Karaca’nın yanında. “Tanımazsın Beni / Çık Ortaya” şarkıları herkesin diline yerleşir. Bu sefer siyah beyaz ekranlardan seksi gülüşü ile “Çık... Çık Ortaya Çık...” demektedir.
(Kaynak: Hakan Eren-Birzamanlar.net)
1978 yılında sesine ve fiziğine güvenen Sevda Karaca, Ankara’da sahne çalışmalarını sürdürürken müzikte yeni hazırlıklar peşinde. Sanatçı: “Öncelikle hem fiziğim, hem de sesime olan güvenim sonsuz. Bunların dışında, gezdiğim ülkelerde yaptığım müzik araştırmaları, gelecekte bana çok yararlı olacak. Kısa süre sonra müzikseverlerin karşısına çok değişik bir Sevda Karaca olarak çıkacağım. Sesi ile, fiziğiyle, giysileriyle ve repertuvarı ile, baştan sona yeni bir Karaca... zaman zaman gezdiğim ülkelerin müziğini, giysilerini sahnelerde sergileyeceğim. Her konuda olduğu gibi, müzikte de değişiklikler şart.” dedi.
İlkbaharın gelmesiyle birlikte, Sevda Karaca da, doğayla birlikte hareketlenecek ve canlanacak... Yeni plaklar, yeni geziler, yeni çalışmalarla müzikseverlerin karşısına gelecek. Müziğini Rıfat Şanlıel’in, sözlerini Ülkü Aker’in hazırladığı “Tanımazsın Beni” adlı plağı için geçtiğimiz günlerde stüdyoya giren Sevda Karaca, ilkbahar’da ilk kez bir long-play çalışmasına girecek. Müzikteki uyanışını genç şarkıcı şöyle tanımlıyor: “Müzik benim için herzaman birinci plandaydı. Sinemadaki film çalışmalarım, daima müzikten sonra gelmiştir. Kendimi oyuncudan çok, şarkıcı olarak görüyorum. Bu yüzden, dört dörtlük bir şarkıcı olmaya karar verdim. Müzikseverler gelecek günlerde atak, canlı ve tepeden tırnağa yeni bir Sevda Karaca görecekler.” (Kaynak: HEY Dergisi – 1978)
HEY Dergisi okurlarına göre 1978 yılının EN İYİLERİ-YILIN ÜMIT VEREN ŞARKICISI sıralamasında 1.673 oyla 6ncı sırada yer aldı.
(Kaynak: Birzamanlar.net)
1978 yılında Mahmut Cevher ile başrolünü oynadığı bir TV filmi çeker. Ama TRT kendi çektiği filmini tam üç kez denetime gönderir. Film bu gidip gelmeler arasında kaybolur. Bu arada da ilk LP çalışması olan “Selam” piyasaya çıkar.
1979 yılında Pazar günleri TV’de yayınlanmakta olan ‘Gong Show’da şarkı söyler, sunuculuk yapar. Bu arada sahne çalışmalarında Seyyal Taner’den ayrılan Grup 25.Saat ile çalışmaya başlar. Aynı yıl TV’de oldukça ilgi çeken ve başrollerini Hulusi Kentmen ve Gülistan Güzey’in oynadığı ‘Parkta Bir Sonbahar’ dizisinde bir yazarı oynar.
1980 yılında bu sefer Kervan Plakla ortaklığını bitirip Yaşar plağı kuran Yaşar Kekeva hesabına ikinci LP’si olan “Beni Düşün” yayınlanır. Albüme adını veren parça ise ilk eşi Rıza Silahlıpoda’nın bir bestesi olur. TRT denetiminden bir türlü şarkıları geçmez ve bu albüm ile istediği çıkışı yapamaz.
Plak sektörü krize girmiş ve birçok şarkıcı plaklarında da, sahne çalışmalarında da arabesk okumaya başlamıştır. Plak dünyasındaki bu durgunluk sanatçıları sahne showlarında değişik arayışlara yönlendirir. Her show sahne sanatçısı dans grubu kurmaktadır. Bunu en güzel o yıllarda başaran kuşkusuz sahnelerde fırtına gibi esen Seyyal Taner’di. Sevda Karaca yapmak istedikleri yeniliklerle Seyyal Taner’i geçemedi ama yaptığı çabalar da kuşkusuz göz ardı edilmedi. O yıllarda önce Punk akımının etkisine girer arkasından shock-rock’un en başarılı topluluğu olan KISS topluluğu gibi makyajlı dans grubu elemanları ile çıkar ama ilgi görmez.
1980 yılının başlarında ilk defa Kadir İnanır’la ‘Gazeteci’ filmi için kamera karşısına geçer. Filmin büyük bir kısmı Hürriyet Gazetesi’nde çekilir. Türk Sineması’nda 40’a yakın filmde oynar. Cüneyt Arkın, Tarık Akan, Fikret Hakan gibi birçok yıldızla film çevirmiş olur.
Osman Diper ile yaşadığı aşk gazetelerin magazin sayfalarında uzun süre yer alır. Ama o zamanlar Sevda Karaca annesi ile babasını tekrar evlendirmek derdine düşmüştü. 1970 yılında mahkeme kararı ile ayrılan annesi Necla hanımın babası Abdullah bey’e olan aşkının sürmesi onu çok üzmekteydi. Abdullah bey ikinci evliliğini yapmış olmasına rağmen Sevda’nın ısrarlı tutumu karşısında 1979 yılında ayrılır ve Necla hanımla 11 Şubat 1980’de tekrar nikah masasına oturur.
1981 yılında annesi Necla hanımın ölümü ile bunalımlı yıllar başlar. Uzun süre psikolojik tedavi görür. Sahne ve plak çalışmalarının hiç birisini yapamaz. Osman Diper’den ayrılmış ve bir süredir Antalya’nın varlıklı ailelerinden Ülgen’lerin oğlu Abdi Ülgen ile birliktedir. 18 Mart 1983’de motorsiklet fabrikatörü Abdi Ülgen ile evlenir. 1984 yılında beklediği bebeği 6.ayında düşük yapıp kaybedince tekrar bunalıma girer. Bu sıralar ticarete atılıp oyalanmak ister çünkü evliliği nedeniyle sahne çalışması yapmamaktadır. Çiftehavuzlar’da bir dükkan tutulur. İlk olarak bir video klüp açar ama video devrinin sonlarına denk geldiği için bu işi uzun sürdüremez. Aynı dükkanı bu sefer ‘Sevda Karaca Butik’ olarak açar ve bu dükkanı tam 15 sene işletir. 1987 yılında bağırsaklarındaki rahatsızlıktan dolayı Amerika’da bir ameliyat geçirir.
1991 yılında boşanır ve tekrar sahnelere döner. Çünkü rahim ameliyatı olması gerekmektedir. Tedavi masrafları için hasta hasta sahneye çıkar ve Londra’da ameliyat geçirir. Bu geçirdiği ameliyatlarda hep hastalık kanser şüphesi ile yapılmıştır ama sonuçlar da kanser çıkmaz. Ama Mart 1999’da yapılan incelemelerde bu sefer korktuğu başına gelir ve pankreas kanseri teşhisi konulur.
Kanserle mücadele etmekte karalıdır ama bu sefer maddi gücü yetersizdir. İmdada POPSAV yetişir. Bir çok sanatçı arkadaşının katılımı ile bir gece yapılması kararlaştırılır. Ve bu konserin geliri Sevda Karaca’nın kanser mücadelesi için yapılacak ameliyatlara harcanacaktır diye yola çıkılır. İlk düşünülen gece yeterli tanıtım yapılmadığı ve yeterli bilet satılmadığı için Kasım 1999’a ertelenir.
Kasım ayında yapılan bu gecede söylenecek en güzel söz ise “Kim demiş sanat dünyası vefasız diye”. O geceki konserde Hülya Avşar, İbrahim Tatlıses, Çelik, Hakan Peker, Müşerref Akay, Ayşen, Zafer Peker, Esmeray, Lale Belkıs, İskender Doğan, Hüner Coşkuner, Coşkun Demir, Attila Atasoy, Soner Arıca, Sezen Cumhur Önal ve Zerrin Özer sahne aldı. Sevda Karaca 70’li yılların sanatçısı olmasına rağmen, günümüzün pop yıldızlarının da sahne almış olması dikkat çekicidir.
([2] Kaynak: Hakan Eren-Birzamanlar.net)
Sevda Karaca, hastalığı nedeniyle Amerika’da gördüğü tedavi sürecinde çok yalnız kaldığını ve sanatçılardan dost olmayacağını anladığını söyledi.
(Webmaster’ın notu: Hakan Eren’in yazısında yardım kampanyasına kaç sanatçının katıldığı hem de yeni popçuların da katıldığı bilgisi dikkate alınırsa, Hey Dergisi’ndeki bu başlıklı röportajında Sevda Karaca’nın söylediği iddia edilen bu sözleri kendisinin sarfetmediği kanısındayım.)
Mesleği mimarlık olmasına karşın 56 filmde başrol oynayıp, solo albümleriyle müzik piyasasında önemli bir yer edinen ve 70’li yıllara imzasını atan sanatçılardan biri olan Sevda Karaca; “Sağlık sorunlarım nedeniyle uzun süre Amerika’da tedavi gördüm. Yalnız kaldım ve yalnız yaşadım. Öğrendim ki, özellikle Türkiye’de sanatçı dostu olmuyor insanın. Sanatçıların vefasızlığı bizim ülkemizde çok fazla. Yalnız kaldığım sürede hayatı ciddiye almamak gerektiğini farkettim ve kaldığım yerden tekrar başladım” dedi.
2007’de çıkan “Bir Zamanlar 3” adlı albümle müziğe geri dönen ve 21 sanatçı arasında şarkı söylemekten çok mutlu olduğunu belirten Karaca, “Hakan Eren’in 70’li yıllardan bu güne ben ve benim gibi müzikten kopamayan arkadaşlarım için hazırladığı üçüncü albüm bu. Bizi hayata bağlayan ve moral veren biri o. Türkiye’de bir kaç tane daha Hakan Eren olsa herşey daha güzel olurdu” şeklinde konuştu.
(Kaynak: haber7.com)
Son olarak 2007’de yönetmenliğini Filiz Kaynak’ın ve senaryosunu Çetin Büyükakın’ın yaptığı ATV’de oynayan ‘Sessiz Gemiler’ isimli TV dizisinde rol aldı.
Rol aldığı Sinema Filmleri: 1971 Üç Kızgın Cengaver (Rolü: Gülnaz, Yönetmen: Turgut Demirağ)
1972 Sahtekar (Rolü: Serpil, Yönetmen: Ertem Göreç)
1972 Para (Yönetmen: Memduh Ün)
1972 Ölüm Dönemeci (Yönetmen: Ertem Göreç)
1974 Erkekler Ağlamaz (Rolü: Gönül, Yönetmen: Osman F. Seden)
1974 İmparator (Yönetmen: Aram Gülyüz)
1975
Yok Devenin Başı (Yönetmen: Yücel Uçanoğlu) 1975 Hayret 17 (Yönetmen: Osman F. Seden)
1975 Elma Şekeri (Yönetmen: Temel Gürsu)
1975 Anahtarı Bendedir
1975 Kıbrıs Fedaileri (Yönetmen: Müjdat Saylav)
1975 Sevimli Frankenstein (Yönetmen: Nejat Saydam)
1976 Kaplan Pençesi (Yönetmen: Mehmet Aslan)
1976 Afilli Delikanlı (Yönetmen: Yılmaz Atadeniz)
1977 Kara Murat Denizler Hakimi (Rolü: Kadın Korsan Maria, Yönetmen: Natuk Baytan)
1977 Çakal Avı (Yönetmen: Mehmet Aslan)
1977 Baba Ocağı (Yönetmen: Melih Gülgen)
1977 Ah Bu Ne Dünya (Yönetmen: Taner Oğuz)
1978 İnsanları Seveceksin (Yönetmen: Melih Gülgen, Diğ.Oy.:Cüneyt Arkın)
1979 Gazeteci (Rol: Zeynep, Yönetmen: Yücel Uçanoğlu)
1981 Bağrımdaki Ateş (Yönetmen: Orhan Elmas)
1984 Parkta Bir Sonbahar Günüydü (TV Dizisi)
2001 Benimle Evlenir Misin (Yönetmen: Oğuz Yalçın)
2004 Perçem (Yönetmen: Temel Gürsu)
2011 Papatyam (TV Dizisi) ()
NOT: Biyografi yukarıda adresleri gösterilen site kaynaklarından derlenmiştir.
Diskografi: 1971 Koşma Koşma Yorulursun (Bebek Maksim Gazinosu sahne performansı)
1977 Mayıs Verdiğin Söz Bu muydu?(Söz: Fikret Şeneş, Müzik: Roberto Carlos)
/
Ayrılan Yollar(Aranj.Orij.: La Lettre-Sylvie Vartan, Söz: Fikret Şeneş)
(45’lik, Kervan Plakçılık 130)
2017 Selam (Albüm, Kervan Plakçılık, 15.02.2017)
(1978 yılında LP Plak olarak çıkan albümün DİJİTAL olarak [YENİ BASIMI]) 1- Verdiğin Söz Bu muydu?
2- Vazgeç Bu Sevdadan
3- Ayrılan Yollar
4-
Tanımazsın Beni 5- Söyle Söyle Neydi?
6- Söyleyene Değil Söyletene Bak
7- Bitti Aşkım
8- Ya Hep Ya Hiç
9- Burcu Burcu İçimde
10-Çık Ortaya (Çık)
2016 Sevda Karaca - Verdiğin Söz Bu Muydu / Ayrılan Yollar (Single, Kervan Plakçılık Kasetçilik, Eylül 2016)
(Eylül 1977’de çıkan 45’liğin DİJİTAL olarak [YENİ BASIMI]) 1. Verdiğin Söz Bu Muydu? - 03:24
2. Ayrılan Yollar - 03:50
2020 Beni Düşün (Albüm, Yaşar Kekeva Plakçılık, 20.01.2020)
(1982 yılında Yaşar Plakçılık tarafından LP Plak olarak çıkarılan albümün DİJİTAL olarak [YENİ BASIMI]) 1. Bir Sevda Geldi Başıma
2. Beni Düşün
3. Bir Benzerin Yok Ki
4. Çöz Beni
5. Beni de Seven Var
6.
Ağlamanı İstememAğlamanı İstemem 7. Bir Günlük Aşk
8. Bilirsin
9. Onu mu Bunu mu?
10.Eninde Sonunda